Trafik sigortasına yönelik düzenlemede önemli bir değişiklik yapıldı ve sigorta şirketlerine kaza yerinden uzaklaşan sigorta sahibine, oluşan zararı ödetme konusunda yeni haklar verildi.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında değişiklik yapıldı. Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayınlanan değişiklikle, kaza gibi durumlarda zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rucü hakkı başlığı altında bir madde yeniden düzenlendi.
Değişiklikle, trafik kazalarında, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu oldukları kişilerin, kaza yerinde uzaklaşması halinde, zararın sigortalıya ödettirilmesi konusu yeniden tanımlandı.
Yeni düzenlemeye göre, sigorta sahibi, bedeni hasar dışında da kaza yerinden belirli şartlar dışında uzaklaşırsa, sigorta şirketi, oluşan zararı sigortalıya rücu ettirebilecek. Maddenin eski halinde, bu durum sadece “bedeni hasar” ile bağlantılı olarak tanımlanmıştı.
Maddenin eski hali şöyleydi:
“Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde"
Maddenin yeni hali ise şöyle:
"Trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma hali ile bedeni hasara neden olan trafik kazalarında tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu ve benzeri kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,”
Sigortacı zararı sigortalıya rücu edebilecek.
ORJİNAL PARÇADA YAŞ SINIRI KALDIRILDI
Eski düzenlemede, “Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirilir. Kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir” denilirken, yeni düzelmede araçlardaki 3 yaş sınırı kaldırıldı.
Aynı maddenin devamındaki, “Bu fıkranın uygulanması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelmiş olsa dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez.” ifadesi de yeni düzenlemede yer almadı.
Aynı maddeki, “Onarım masrafları zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda trafikten çekildiğine dair “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödenmez.” ifadesi de değiştirildi ve şöyle düzenlendi:
"“Zarar gören aracın Kurumca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ağır hasara uğramış olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda trafikten çekildiğine dair “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödenmez.”


