
MİLLİYET.COM.TR / ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretinin resmi açıklamaların ötesinde, perde arkasında uygulanan olağanüstü güvenlik önlemleriyle dikkat çektiği ortaya çıktı.
Pekin’de yapılan üst düzey temasların ardından Trump ve beraberindeki heyetin, ülkeyi terk etmeden hemen önce alışılmışın dışında bir prosedürü devreye soktuğu öne sürüldü.
‘TEK TEK TOPLANIP İMHA EDİLDİ’
İddialara göre, Çinli yetkililer tarafından sağlanan delegasyon kimlik kartları, geçici kullanım için verilen telefonlar, rozetler ve çeşitli ekipmanlar, Air Force One’a binilmeden önce tek tek toplandı, sonrasında ise imha edili. Sürecin sıradan bir “temizlik” değil, oldukça katı bir güvenlik protokolü olduğu ifade edildi.
‘UÇAĞA ALINMADAN ÇÖPE ATILDI’
The Mirror US’un aktardığı bilgilere göre Beyaz Saray personeli, uçuş öncesi tüm bu materyalleri ayrıştırarak imha edilmek veya geri bırakılmak üzere sistematik biçimde elden çıkardı. New York Post muhabirinin X platformunda yaptığı paylaşım ise tartışmayı daha da büyüttü. Paylaşımda, “geçici telefonlar, personel kimlikleri ve delegasyon rozetleri” gibi birçok unsurun uçağa alınmadan çöpe atıldığı belirtildi.
‘KISA VE NET TALİMAT’
En dikkat çekici ayrıntı ise sahada verilen kısa ve net bir talimat oldu. Bu talimatta personele “Çin’den gelen hiçbir şey uçağa alınmayacak” denildi. Bu cümlenin, sadece bir prosedür değil, ziyaret boyunca hissedilen güvenlik paranoyasının sembolü haline geldiği yorumları yapıldı.
Uzmanlara göre bu tür geçici cihazlar, özellikle istihbarat ve siber güvenlik riski yüksek ülkelerde, iletişimin izlenmesini engellemek amacıyla kullanılıyor. Ancak bu cihazların dönüşte tamamen devre dışı bırakılması ya da yok edilmesi, potansiyel veri sızıntısı riskine karşı alınan en sert önlemlerden biri olarak biliniyor.
KAPALI KAPILAR ARDINDA TOPLANTILAR
Tüm bu sert güvenlik adımlarının gölgesinde, Trump’ın Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Pekin’deki Zhongnanhai yerleşkesinde gerçekleştirdiği görüşmeler de diplomatik gündemin merkezindeydi. İki liderin bahçelerde birlikte yürüdüğü, ardından uzun süren kapalı kapılar ardında toplantılar yaptığı aktarıldı.
Trump görüşmelerin ardından yaptığı kısa açıklamada, “Gerçekten çok iyi birkaç gün geçti” ifadelerini kullansa da Washington ile Pekin arasındaki gerilim başlıkları yerli yerinde duruyor.
Özellikle Tayvan ve İran dosyası, iki ülke arasındaki en kritik kırılma noktaları olarak öne çıkıyor. Çin tarafına yakın kaynaklar, Xi Jinping’in kapalı görüşmelerde Tayvan konusunda yaşanacak yanlış bir adımın “çatışma ve hatta savaş riskini” tetikleyebileceği uyarısında bulunduğunu aktardı.

‘KIRMIZI ÇİZGİ NET’
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Washington’ın Tayvan politikasında değişiklik olmadığını vurgulayarak Pekin’e açık bir mesaj vererek “Statüko korunuyor, kırmızı çizgi net” ifadelerini kullandı.
Ancak kulislerde konuşulan bir başka detay daha var ki, tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor. Trump’ın Fox News’e verdiği röportajda Xi Jinping’in İran savaşına dair arabuluculuk teklifinde bulunduğunu iddia etmesi, Pekin’in küresel krizlerde daha aktif bir rol arayışına girip girmediği sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Fakat Çin cephesinin bu role ne kadar istekli olduğu hala belirsizliğini koruyor.
Sarsıcı iddia yeniden ABD basınının gündeminde! İsrail’in ikinci gizli üssü: ‘İran saldırısı için kritik nokta, ölümle saklanan sır’ İki savaş uçağı havada çarpıştı! İnfilak anları kamerada


.jpg%3Fwidth%3D930%26format%3Dwebp&w=1920&q=75)
