ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'daki NATO Zirvesi'nde Türkiye'ye F-35 savaş uçağı satışı konusunda verdiği olumlu mesajların yankısı sürüyor. Zirve maratonunda gazetecilerin F-35 sorusuyla karşılaşan Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, "Bu konuda bir yorum yapmayacağım. Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından söylenen şeyler hakkında yorum yapmayacağım. Ancak söyleyebileceğim tek şey şu; bir ittifak temel prensiplere dayanıyor olmalı ve bu prensipler de komşuluk üzerine kurulu olmalı. Türkiye ile bir savaş tehlikesiyle karşı karşıya kalırsak yasal haklarımızı kullanmalı mıyız? Herkesin bütün NATO müttefiklerinin hassasiyetlerinin göz önünde bulundurulması gerek. Sorunların çok büyük bir kısmının yalnızca iyi komşuluk anlayışıyla çözülebileceğine inanıyoruz" dedi.
Tarihi NATO Zirvesi'nde karar günü! Miçotakis'ten F-35 sorusuna yanıtMİÇOTAKİS'TEN ANKARA'DA 'İLİŞKİLERİN GELİŞTİRİLMESİ' MESAJI
Miçotakis, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, "Ankara'yı ziyaret etmek benim için her zaman bir zevkti. İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin her zaman büyük bir savunucusu olmuşumdur." dedi.Ülkesinin NATO'ya verdiği desteğin sarsılmaz olduğunu belirten Miçotakis, "Şu anda silahlı kuvvetlerimiz için 25 milyar avroluk bir modernize programı uyguluyoruz." diye konuştu.
Miçotakis, Yunanistan'ın her zaman NATO'ya taahhütlerini yerine getirdiğini vurguladı. ABD ile İran arasında imzalanan mutabakata uyulmasının önemine işaret eden Miçotakis, "Yaşam maliyetinin tüm Avrupa hükümetleri için bir numaralı öncelik olduğu bir dönemde, demokrasi ve diplomasiye bu çetrefilli sorunu çözmeleri için zaman tanımak hayati önem taşımaktadır. Tabii ki tansiyonun daha da artmasının benzin fiyatlarında artış demek olduğunun farkındayım ve bunun olmamasını umuyoruz." ifadelerini kullandı.
Miçotakis, zirvenin Türkiye'de düzenlenmesi hakkında da "Ankara'yı ziyaret etmek benim için her zaman bir zevkti. İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin her zaman büyük bir savunucusu olmuşumdur." şeklinde konuştu.
"MACARİSTAN, UKRAYNA'YA SİLAH YA DA ASKER GÖNDERMEYECEKTİR"
Öte yandan Macaristan Başbakanı Peter Magyar da zirve öncesi basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Macar halkının, "NATO'nun gücüne ve birliğine" inandığını dile getirdi.
"NATO'nun birlik içinde olması hepimizin ortak çıkarıdır ve Macaristan'ı güvenilir bir müttefik olarak yeniden konumlandırma konusunda kararlıyız." diyen Magyar, Macaristan hükümetinin savunma harcamalarını artırma kararı aldığını ve 2035'e kadar yüzde 5 hedefine ulaşacaklarını kaydetti.
Rusya-Ukrayna Savaşı'na yönelik değerlendirmelerde bulunan Magyar, "Ukrayna kurban, Rusya ise zalim saldırgandır ve Ukrayna, toprakları ile toprak bütünlüğünü savunma hakkına sahiptir. Ukrayna'ya insani yardımları sürdürüyoruz ancak daha önce de defalarca dediğimiz gibi Macaristan, Ukrayna'ya silah ya da asker göndermeyecektir." diye konuştu.
Magyar, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile kısa bir görüşme yaptığını ve gelecekte ikili görüşme için anlaştıklarını söyledi.
BULGARİSTAN'DAN 'GRÖNLAND HALKININ KENDİ KADERİNİ TAYİN EDEBİLMESİ' VURGUSU
Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ise bugün Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin ittifakın derin bir dönüşüm sürecinden geçtiği önemli bir dönemde gerçekleştirildiğinin altını çizdi.
Zirvenin Avrupa'daki müttefik ülkelerin NATO'nun ortak savunma kapasitesine daha fazla katkı sunma ihtiyacını ve bu yöndeki kararlılığını ortaya koyduğunu belirten Radev, komşu bölgelerde yaşanan çatışmaların, özellikle Ukrayna ve Orta Doğu'daki silahlı çatışmaların Avrupalı devletlere vatandaşlarının güvenliğini sağlamanın vazgeçilmez bir sorumluluk olduğunu ve bunun sürekli çaba gerektirdiğini açıkça gösterdiğini ifade etti.
Radev, NATO'nun savunma harcamalarının gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine çıkarılması hedefinin, Bulgaristan açısından yalnızca geleneksel savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesi anlamına gelmediğini, aynı zamanda altyapı, ulaşım ve bağlantı kapasitesi, dijital dayanıklılık ve siber güvenlik alanlarında yatırımlar yapılmasını da içerdiğini vurguladı.
Ukrayna'ya destekle ilgili soruyu yanıtlayan Radev, geçmişte birçok Bulgar hükümetinin Ukrayna'ya mali, tıbbi, insani ve askeri alanlarda düzenli ve kapsamlı destek sağladığını ancak Ukrayna'ya en fazla mali destek sözü veren Bulgar siyasetçilerin ülke ekonomisinin geliştirilmesi ve devlet bütçesine yeni kaynaklar sağlanması konusunda yeterli adım atmadığını anlattı.
Radev, Bulgaristan'ın Ukrayna'ya mali desteğini kendi imkanları doğrultusunda sürdüreceğine ancak bu desteğin sosyal harcamaları etkilememesi gerektiğine dikkati çekti.
Grönland ile ilgili soruya da Radev, "Bizim tutumumuz, Avrupa'nın Grönland halkının kendi kaderini tayin edebilmesine olanak sağlayacak imkanları sunması gerektiği yönündedir." yanıtını verdi.
Renklerin ve jestlerin dili: Sıcak, güven veren, rahat



