
Serkan Arman / PARİS - Singapur’da ortalama ömür 85 yıl. Bazı Afrika ülkelerinde ise 50 sene civarında. Doğduğumuz yere göre ömrümüz neredeyse iki katına çıkabiliyor. Bu farkı gözler önüne sermek için “Bizde vardır ya ‘Memleket nere?’ diye sorarlar...” diyor Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk, ardından da şu eksende bir mesaj formüle ediyor: Yapay zekâ ve veri bu uçurumu kapatabilir. Türkiye de bu yarışta söz sahibi olabilir.
Paris’te dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerini, girişim sermayesi fonlarını, yatırımcıları ve yenilikçi girişimleri bir araya getiren dev teknoloji ve girişimcilik etkinliği VivaTech’teyiz. Yapay zekâ, robotik ve sağlık teknolojileri gibi alanlarda en son inovasyonlar burada vitrine çıkıyor. Bir salonda Amazon’un kurucusu Jeff Bezos gelecek vizyonunu paylaşıyor, bir diğer salonda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır Türkiye’nin girişim ekosistemini anlatıyor.
Sofistike merkez
Etkinlik kapsamında Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile ilaç şirketi Sanofi’nin ortaklaşa düzenlediği özel oturumda, Türkiye’nin sağlık teknolojileri alanındaki yatırım ve inovasyon potansiyelini konuşuyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Türkiye’nin artık sadece bir pazar olmaktan çıktığını belirterek şunları söylüyor: “Bizim gördüğümüz hikâye, artık Türkiye bölgesel teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge merkezi haline gelmiş durumda. Türkiye yalnızca 86 milyon nüfusuyla bir pazar değil, teknolojiyi geliştirebilen, inovasyonun üretildiği, Ar-Ge’nin yapıldığı ve bu ürünlerin test edilebildiği sofistike bir merkez olduğunu ispatlamış durumda.”
Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk ise bugüne kadar Türkiye’ye 1 milyar euroyu aşan yatırım yaptıklarını ancak sağlıkta yatırım kavramının sadece üretim tesisinden ibaret olmadığını hatırlatarak, değer zincirinin en kritik halkasını klinik araştırmaların oluşturduğunu belirtiyor. Şirketlerin küresel araştırma geliştirme giderlerinin yüzde 60’ının klinik araştırmalardan oluştuğunu belirten Öztürk, “Türkiye bu bağlamda yaklaşık 17 ülkenin klinik araştırma merkezi olarak hem dünyaya hem sektöre hizmet sunuyor” diyor.
Girişimler görücüye çıktı
PharmUp, Sanofi’nin 2019’dan bu yana yürüttüğü sağlık odaklı girişimcilik ve hızlandırma programı. Endeavor iş birliğiyle gerçekleştirilen program, dijital sağlık, tanı çözümleri, akıllı sağlık cihazları, teletıp ve kurumsal dijital dönüşüm gibi alanlarda çalışan girişimlere mentorluk, atölye ve iş birliği imkânı sunuyor. Bugüne kadar 336 başvuru alan programa 29 girişim dahil oldu ve mezunların yüzde 86’sı ürününü ticarileştirdi ya da pazara sundu. Bu yıl VivaTech’e katılan girişimler arasında moleküler tanı kitleri geliştiren Octobio, tiroid nodülleri için yapay zekâ destekli karar destek yazılımı sunan Traick, dental eğitim simülasyonları geliştiren Ancorax, erken evre kanser tespitine odaklanan MediSense AI, dil ve konuşma terapisi platformu Diltigo ve cilt sağlığı uygulaması DermaAI yer aldı.

Jeff Bezos’tan pespembe tablo
VivaTech teknoloji konferansında konuşan Amazon kurucusu Jeff Bezos, yapay zekânın kitlesel işsizliğe yol açacağı yönündeki yaygın endişelere adeta meydan okudu. Bezos, yapay zekânın insanları işinden etmek bir yana, üretkenliği muazzam düzeyde artırarak küresel ekonomide bir ‘iş gücü açığı’ yaratacağını iddia etti. Ancak bu pembe tablo, mevcut veriler ve bizzat Bezos’un şirketinin uygulamalarıyla tezat oluşturuyor. Bezos, insan arzularının ve yapılacak işlerin ‘sonsuz’ olduğunu,yapay zekânın yeni iş kolları doğuracağını öne sürdü. Hatta iki maaşla geçinen hanelerin, yapay zekâ destekli yüksek refah sayesinde tek maaşla geçinebilecek seviyeye gelebileceğini ve bu durumun iş gücü piyasasından çekilmelere yol açarak işçi krizini tetikleyeceğini iddia etti. Bezos’un anlattıklarına karşın küresel ölçekte şirketler, yapay zekâ yatırımlarını artırdıklarını duyururken aynı zamanda binlerce çalışanın işine son vermeye devam ediyor.

Türkiye’nin potansiyeli yatırımcıya güven veriyor
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Fransa’nın başkenti Paris’teki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nde düzenlenen ilk HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı Resepsiyonuna katıldı. Bakan Kacır, buradaki konuşmasında “Fransa’daki 1 milyar doları aşan Türk yatırımları ve burada yaşayan 800 binden fazla vatandaşımız ve Türk kökenli kişi, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel bağları daha da zenginleştirmektedir. Yatırım, üretim ve halklar arası bağlardaki bu karşılıklı derinlik, Türkiye-Fransa ilişkilerine yüksek teknoloji iş birliğinde yeni bir sayfa açmak için sağlam bir temel oluşturmaktadır” dedi. Kacır, 1700 Fransız sermayeli şirketin, sanayi, ulaştırma, finans ve sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere çok çeşitli sektörlerde Türkiye’de faaliyet gösterdiğine işaret ederek, “Bu şirketlerin varlığı, ekonomimize değerli bir katkı sağlıyor ve Fransız yatırımcıların Türkiye’nin potansiyeline duydukları güveni ortaya koyuyor. Fransız menşeli doğrudan yabancı yatırımların 8,8 milyar dolara ulaşması, ortaklığımızın derinliğini ve ülkelerimiz arasındaki karşılıklı güveni açıkça yansıtan bir başka örnektir” ifadelerini kullandı.




