Neslihan Keskin - Aynur Kanbur, 2016 yılında İstanbul Şişli’deki evinin girişinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Cinayet 10 yıl sonra yeniden mercek altına alındı. Soruşturmada ilk olarak, maktulün ablasının 2017 yılında verdiği dilekçe doğrultusunda akrabaları Fazlı Kar, Yüksel Kar ve Serdar Kar hakkında inceleme yapıldı. Dilekçede söz konusu kişilerin daha önce Kanbur’u tehdit ettikleri ve “Bizim sülaleden dansöz çıkmaz” şeklinde ifadeler kullandıkları öne sürüldü. HTS incelemelerinde, şüphelilerin telefonlarının olaydan kısa süre önce kapandığı ve ertesi gün öğle saatlerine kadar açılmadığı tespit edildi. Yüksel Kar’ın olaydan iki gün önce ABD’ye gittiği ve telefonunun aynı zaman diliminde kapalı olduğu belirlendi.
İstanbulkart ele verdi
Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın çalışmalarıyla güvenlik ve ulaşım kayıtları da incelendi. Saldırıyı gerçekleştiren kişinin Avcılar’dan metrobüse bindiği belirlendi. İstanbulkart verileri üzerinden bu kişinin Bülent Gündüz olduğu tespit edildi. Gündüz’ün telefonunun da cinayet öncesinde kapatıldığı ve ertesi gün öğle saatlerine kadar kullanılmadığı, telefonu açmasının ardından Serdar Kar ile mesajlaştığı ortaya çıktı. Gündüz’ün, Kar kardeşlerle akraba olduğu belirlendi.
Silah denizde
Dün Bülent Gündüz, Fazlı Kar ve Serdar Kar gözaltına alındı. Gündüz’ün, ifadesinde suçlamaları kabul ettiği ve cinayetten sonra silahı denize attığını söylediği öğrenildi.
Bakan’dan kararlılık mesajı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, toplum vicdanında derin yaralar açan cinayetlerin peşini bırakmamakta kararlı olduklarını belirtti. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde Cumhuriyet başsavcılıklarının dosyaları büyük bir titizlikle yeniden ele aldığını ifade eden Gürlek, adaletin tecellisi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti.


