
MİLLİYET.COM.TR / İsrail'de yayımlanan bir analiz, Türkiye'nin bölgedeki yükselen etkisinin Tel Aviv'de yarattığı rahatsızlığı gözler önüne serdi.
‘STRATEJİK TEHDİT’
Yahudi Ulusal Girişimi'nin kurucularından Ariel Harkham, Jerusalem Post gazetesinde kaleme aldığı yazıda Türkiye'nin Suriye'de giderek güçlenen konumunu İsrail açısından "stratejik tehdit" olarak değerlendirdi.
İran, Lübnan ve Gazze'deki gelişmelerin ardından gözünü Suriye'ye çeviren Harkham, İsrail yönetimine dikkat çekici çağrılarda bulundu. İsrail destekli ayrılıkçı Dürzi grupların etkili olduğu güney Suriye'nin Somaliland benzeri bir yapıyla tanınması gerektiğini savunan yazar, bölgedeki Dürzilerin Türkiye'nin yükselen etkisine karşı kullanılabilecek stratejik bir unsur olduğunu ileri sürdü.
‘TÜRKİYE’DEN İSRAİL’İ KISKACA ALAN KÖPRÜ’
Yazının en dikkat çekici bölümlerinden biri Türkiye'nin Suriye'deki etkisine ilişkin değerlendirmeler oldu. Harkham, Ankara’nın Esad sonrası dönemde Suriye'yi Türkiye'nin stratejik nüfuz alanına dönüştürmeye çalıştığını öne sürdü.
Türkiye'nin kuzey Suriye'deki askeri varlığını güçlendirdiğini ve Şam yönetimi üzerindeki etkisini artırdığını iddia eden Harkham, "Türkiye’den İsrail’i kıskaca alacak bir köprü kuruluyor" ifadelerini kullandı.
‘SONUCU FELAKET OLABİLİR’
İsrailli yazar, bu sürecin sonuçlarının ağır olabileceğini savunarak, "Bunun sonucu felaket olabilir. İsrail bu sürecin olgunlaşmasını bekleyemez" değerlendirmesinde bulundu.
‘BÜYÜK BİR GÜÇ’
Harkham, Türkiye'nin yalnızca söylemleriyle değil askeri kapasitesi, savunma sanayii yatırımları ve bölgesel hamleleriyle de etkisini artırdığını belirterek, İsrail'in karşısındaki tablonun geçmişteki tehditlerden farklı olduğunu ileri sürdü.
Yazıda, "Bu kez tehdit bir milis gücü değil. NATO üyesi, güçlü ekonomiye sahip ve İsrail'in kuzey kapısında askeri nüfuz kuran büyük bir güç söz konusu" ifadelerine yer verildi.
‘TEL AVİV DİKKATLE İZLEMELİ’
Harkham, Türkiye'nin son yıllarda geliştirdiği savunma sanayii kapasitesine, askeri yatırımlarına ve bölgesel nüfuzuna dikkat çekti. Ankara'nın Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Afrika'dan Orta Doğu'ya kadar geniş bir coğrafyada etkisini artırdığını belirten yazar, İsrail'in bu yükselişi dikkatle izlemesi gerektiğini savundu.
Yazıda Türkiye'nin "Mavi Vatan" doktrini, savunma projeleri, bölgesel diplomasi hamleleri ve Suriye'deki etkisi İsrail açısından uzun vadeli stratejik meydan okuma olarak gösterildi.
‘TÜRK DALGASINA KARŞI DUVAR’
İsrailli yazar, Tel Aviv yönetimine güney Suriye'deki Dürzi topluluklarını destekleme çağrısında bulundu. Harkham, Dürzilerin Türkiye'nin bölgede artan etkisine karşı bir "tampon bölge", "direniş hattı" ve "karşı ağırlık" görevi görebileceğini öne sürdü.
Yazıda İsrail'in Dürzi özerkliğini desteklemesi, yerel yönetimlerle güvenlik koordinasyonu kurması ve bölgede yeni bir siyasi yapılanmanın oluşmasına katkı sağlaması gerektiği savunuldu.
Harkham, Dürzilerin "Türk dalgasına karşı duvar oluşturabilecek tek nüfus" olduğunu ileri sürerken, güney Suriye'nin "Türk müdahalesine karşı direnç bölgesi" haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

‘BUNUNLA YETİNMEMELİYİZ’
Yazıda İsrail'in yalnızca Suriye'de değil Afrika Boynuzu'nda da Türkiye'nin etkisini sınırlayacak adımlar atması gerektiği öne sürüldü. Harkham, Somaliland'ın tanınmasının Somali'deki Türk etkisini dengeleyebileceğini savunurken, İsrail'in bununla yetinmemesi gerektiğini ifade etti.
‘KONU TÜRKİYE OLUNCA İTAAT EDEMEYİZ’
Yazının dikkat çeken bölümlerinden biri de ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki ilişkilere yönelik değerlendirmeler oldu.
Harkham, Trump'ın Erdoğan'a yönelik olumlu yaklaşımına işaret ederek, İsrail'in Türkiye politikasında tamamen Washington'un tercihleri doğrultusunda hareket etmemesi gerektiğini savundu.
"Konu Türkiye olduğunda İsrail sadece itaat edemez" ifadelerini kullanan yazar, İsrail'in kendi güvenlik hesaplarını doğrudan yapması gerektiğini ileri sürdü.
‘ANKARA'NIN YÜKSELİŞİ DURDURULMALI’
Harkham, İsrail'in Türkiye'nin bölgesel nüfuzunun daha da güçlenmesini beklemeden harekete geçmesi gerektiğini savundu. İsrailli yazar, Ankara'nın Suriye'de kalıcı bir stratejik derinlik oluşturduğunu ve bunun İsrail açısından yeni bir güvenlik denklemi yarattığını öne sürdü.
‘İSRAİL HAREKETE GEÇECEK Mİ?’
Analizin sonunda Tel Aviv yönetimine açık çağrıda bulunan Harkham, Türkiye'nin Suriye'deki etkisinin geri döndürülemez bir noktaya ulaşmadan önce karşı hamle yapılması gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:
"İsrail'in Türkiye'nin kuşatma mimarisini tamamlamasını bekleme lüksü yok. Uyarı zaten yapıldı. Soru şu: İsrail harekete geçecek mi?”
Son olarak analiz, Ankara'nın Suriye'deki etkisinin, savunma sanayiindeki yükselişinin ve bölgesel nüfuzunun Tel Aviv'de giderek daha fazla tartışılan bir başlık haline geldiğini ortaya koyarken, Türkiye'nin bölgesel güç projeksiyonunun İsrail'de yakından takip edildiğini de gözler önüne serdi.




