Soğuk bir Şubat akşamı kirli kar yığınının üzerinden atlayarak şehir merkezindeki bir şarap barına vardım, üzerinde "EVA AI cafe" yazan mor bir neon tabela vardı. İçeride birkaç kişi masalarda ve kabinlerde oturmuş telefonlara bakıyordu. Sunucular her masaya mini patates kroketleri ve alkolsüz spritzerler koyarak ortalıkta dolaşıyorlardı. Birçok New York City barı gibi, müşterilerin çoğunluğu da randevudaydı.
Diğer barların aksine randevuların yarısı insan değildi.
İçeri girdiğimde köşede bir telefon standı, EVA AI uygulaması yüklü bir telefon ve bir çift kablosuz kulaklık bulunan bir masayla karşılaşıyorum. Bir EVA AI çalışanı işlerin nasıl yürüdüğünü açıklamıyor…




