Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Tepebaşı Belediyesi ‘yolsuzluk’ operasyonu kapsamında, aralarında belediye başkan yardımcısı ve özel kalem müdürünün de olduğu önce 20 kişi gözaltına alındı. Genişletilen soruşturmada, gözaltı sayısı 25’e yükselirken, 35 kişinin de ifadelerinin alınıp serbest bırakıldığı belirtildi. Savcılık, operasyon kapsamında 33’ü belediye görevlisi 27’si ise özel şirket yöneticisi 60 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini, şüphelilerin ‘Zincirleme suretiyle nitelikli zimmet’, ‘Evrakta sahtecilik’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ ve ‘Görevi kötüye kullanmak’ iddialarıyla suçlandığı kaydedildi.
Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından ifadesi alınan 25 şüpheli, sağlık kontrolünden geçirilip, geniş güvenlik tedbirleriyle adliyeye sevk edildi.
"UYARMAK İSTEDİM, KONUŞMAK İSTEDİM, BENİ ÇOK ENGELLEDİLER"
Tepebaşı Belediyesi Muhtarlık İşleri Müdürlüğü'nde çalıştığı dönemde belediyede ‘naylon fatura' işleminin yapıldığını fark ettikten sonra Belediye Başkanı Ahmet Ataç'ı uyarmak istediğini fakat, özel kalem Ö.E. tarafından engellendiğini ve işinden daha sonra kovulduğunu söyleyen Yaprak Eryılmaz, adliyeye sevk edilen şüphelileri görmek için sabah saatlerinde adliyenin önüne geldi.
'SADECE GÖZ GÖZE GELMEK İSTEDİM'
Konuyla alakalı konuşan Eryılmaz, "O arkadaşlarla sadece göz göze gelmek istedim. Şüphelilerle birlikte çok çalıştık. Onları çok uyardım, uyarmak istedim, konuşmak istedim, beni çok engellediler. Hatta özel kalemden, özel güvenlikle attırdılar. Çok üzgünüm, keşke böyle olmasaydı. Ben çok üstten bir uyarı yapmıştım zaten ilk danışman toplantısında. Genel bir uyarı yapmıştım. Ondan öncesinde de başkanımızla görüşmek istemiştim, yanına gitmek istemiştim. Ancak özel kalem beni odadan apar topar özel güvenlikle çıkardı. Çok rencide ediciydi. Ondan sonra da görüşemedim zaten kendileriyle. Hemen işten çıkardılar, iş çıkışımı verdiler. Şu an da emekli oldum zaten. Yani usulsüzlükler dediğim hani bize yakışmayan şeyler, liyakatsizliktir, uyarmak istedim, ancak sonuç bu oldu" dedi.



