
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün AK Parti Genişletil-miş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan, özetle şunları söyledi:
BÜNYEMİZE KATMAYA DEVAM EDECEĞİZ: Eser, hizmet ve kardeşlik siyasetinin temsilcisi olan AK Parti’mize yönelik teveccüh her seviyede katlanarak artıyor. Huzur, kardeşlik ve dayanışma arayan, şehrine, ilçesine, beldesine hizmet etmek isteyen hemen herkes bu ailenin bir ferdi olarak bu çatı altında siyaset yapmayı arzu ediyor. Bugün de yeni belediye başkanlarımızı bağrımıza basacağız. İlkelerimizi benimseyen, huzurlu ve saygılı bir atmosferde ülkesi ve milleti için hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz.
Kibir eleştirisi
KAPANA SİYASETÇİLER DE DÜŞÜYOR: Seçmenden oy isterken müşfik, mütevazı ve saygılı ama milletten yetkiyi aldıktan sonra kibirli, üstenci, incitici bir tavır bizim tavrımız değildir. Bunu özellikle şunun için söylüyorum; sosyal medyanın da tesiriyle etkileşim avcılığı denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz. Mahremiyet yok sayılırken, özel alan kavramı anlamını yitirmekte, görünür olmak, gündeme gelmek, tartışılmak, insan onuru dahil her türlü değerin, hassasiyetin önüne geçmektedir. Ne pahasına olursa olsun, gündem olma ve gündemde kalma kaygısı bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse; bu kapana siyasetçiler de düşmektedir. Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldıklarına şahit oluyoruz.
GÖSTERİ ALANI DEĞİL: Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla bize herhangi bir faydası olmayan tam tersine partimize zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir. Millete hizmet yerleri gösteri alanı değil, sorumluluk makamlarıdır. Vatandaşımızın karşısına çıktığımızda, esnafımızın kapısını çaldığımızda da görevimiz gereği kamu gücünü kullandığımızda da taşıdığımız emanetin ağırlığıyla mütenasip hareket etmek zorundayız.
‘YÜZ YÜZE İLETİŞİM’
YANKI ODALARINA HAPSOLMAYACAĞIZ: Yüz yüze etkileşimin, sıcak ve seviyeli bir hasbihâlin yerini hiçbir dijital platform, hiçbir uygulama alamaz. Eğer öyle olsaydı, bugün siyasette durum çok farklı olurdu. Eğer sosyal medya rüzgârıyla seçim kazanılsaydı, bugün iktidarda da Cumhurbaşkanlığında da başkaları olurdu. Elbette yeni medya araçlarını, teknolojinin sağladığı asimetrik imkânları göz ardı etmeyeceğiz. Yaptıklarımızı, hizmetlerimizi, icraatlarımızı en güzel şekilde bu mecraları da kullanarak halkımızla bilhassa da yeni kuşaklarla paylaşacağız. Ama sosyal medyadaki yankı odalarına da hapsolmayacağız.
‘Kimseye farklı bir muamelede bulunmadık’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen “Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması” programına katıldı. 81 ilden 81 Alevi dedesinin katıldığı iftardaki konuşmasında “Kerbela’nın acısını yüreğimizde hala taşıyoruz” diyen Erdoğan, “Ehlibeyt’e duyulan hürmet ve bağlılık bu milletin özüdür, mayasıdır. Anadolu’nun her karışı Ehlibeyt sevdasıyla, bu aşkla canlanmıştır” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi yönetme vazifesini devraldığımız ilk günden itibaren ülkenin her vatandaşına aynı hissiyatla yaklaştık. İnancından, mezhebinden, meşrebinden, dünya görüşünden ötürü kimseye farklı bir muamelede bulunmadık. Herkese ‘Yunusça’ nazar kıldık. Bilhassa Alevi canlarımızı asla ihmal etmedik” diye konuştu.

ÜÇ başkan AK Parti’de
CHP’den bir süre önce istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ve önceki gün istifa eden Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan ile İYİ Partili Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı AK Parti’ye katıldı. Üç isme de rozetlerini Erdoğan taktı.
‘28 ŞUBAT ÖZLEMİ’
KARANLIK DÖNEMLER GERİ DÖNMEYECEK: Hükümet olarak 2026 Türkiye’sinde halen 28 Şubat döneminin özlemiyle hareket eden, bu ülkeyi tapulu mülkü gibi gören baskıcı zihniyetin tekrar canlandırılmasına izin vermeyeceğimizin bilinmesini istiyorum. Kimse bir başkasına dayatmada bulunamaz, üzerinde baskı kuramaz. Eski imtiyazlarını, eski nobranlıklarını özleyenler boş durmasa da biz bu görevlerde olduğumuz müddetçe o karanlık dönemler inşallah bir daha asla geri dönmeyecektir. Bu ülkede hiç kimsenin saçından, sakalından, çarşafından, cübbesinden, başörtüsünden dolayı aşağılanmasına, hakarete uğramasına, kendini dışlanmış hissetmesine kesinlikle göz yummayacağız.
‘Pusulanız vicdan gayeniz emniyet olsun’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gölbaşı ilçesindeki Polis Akademisi’nde düzenlenen mezuniyet törenine katıldı. Polis Akademisi’nden yeni mezun olan 13 bin 610 öğrenciye hitap eden Erdoğan, özetle şunları söyledi:
RUHLARINI SATAN DARBECİ ALÇAKLAR: 20 gün sonra tarihimizin en alçak ihanetlerinden biri olan 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yıl dönümünü idrak edeceğiz. Ruhlarını millet ve memleket düşmanlarına satan darbeci alçaklar, o gece buradaki 51 vatan evladını kalleşçe şehit etmişlerdi. Şehadet şerbetini genç yaşta içen vakar ve cesaret timsali elli bir şehidimize bugün bir kez daha yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
ŞEHİT VE GAZİLERİN KUTLU EMANETİ: Polis Akademisi bünyesindeki 30 farklı okulda eğitimleri sona eren 13 bin 610 öğrencimizin mezuniyet coşkusuna şahitlik etmenin gururunu yaşıyoruz. Sizler çok önemli bir misyonu deruhte ediyor şehit ve gazilerimizin kutlu emanetini taşıyorsunuz. Şundan eminim ki her biriniz meslek hayatınız boyunca devletimizin şefkat elini milletimizle buluşturacak kamu düzenini hukuk ve kanunlar çerçevesinde koruyacaksınız. Sokaklarımızın, caddelerimizin, şehirlerimizin emniyet ve selametini kimi zaman canlarınız pahasına sizler sağlayacaksınız.
DESTEĞİMİZ SÜRECEK: Uykusuz kalacaksınız. Zorlu şartlarda çalışacaksınız. Bazen en kriminal kişilerle ve yapılarla muhatap olacaksınız. Fakat ne olursa olsun, şunu asla unutmayacaksınız. Pusulanız vicdan, gayeniz emniyet, hedefinizde adalet olursa yolunuzu asla şaşırmazsınız. Her birinizin bu ilkeler ışığında ülkemize ve milletimize layıkıyla hizmet edeceğinden en ufak bir şüphe duymuyorum. Devlet olarak polislerimize ve güvenlik birimlerimize en güçlü desteği sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. / ASLIHAN ALTAY KARATAŞ - Ankara




