
Mustafa Kemal Atatürk’ün kız kardeşi Makbule Atadan’ın hayatı ile ilgili ilk kapsamlı kitabı kaleme alan araştırmacı yazar Nüket Aşkın, bu kez de Cumhuriyet’in en büyük dönüşümlerinden Harf İnkılabı’nı, kurmaca ve gerçek hayatın iç içe geçtiği bir dille romanlaştırdı. Aşkın, Atatürk’ün Harf İnkılabı için verdiği mücadeleyi, halkın uyum sancısını, dünya görüşleri farklı Tahir ve eşi Zehra’nın fırtınalı aşkı üzerinden “Yazı” ile okuyucu ile buluşturdu.
Aşkın’ın 161 kaynaktan yararlanarak kaleme aldığı kitapta, inkılap rüzgarıyla yeniden şekillenen bir toplumun ve dönemin ruhu, yeni sürece uyum sağlamaya çalışan halkın yaşadığı kırılmalar, tüm gücüyle inkılabı destekleyen Atatürk’ün katibi Tahir ve maziyle bağlarının kopmasından edişelenen ressam eşi Zehra’nın aşkları ve idealleri için verdikleri mücadele üzerinden anlatılıyor.
ALFABE MARŞI
Harf inkılabıyla ilgili ilk romana imza atmanın heyecanını yaşayan Nüket Aşkın, kitabında detaylarını aktardığı üç ilginç olayı Milliyet’e şöyle anlattı:
“Atatürk, Harf İnkılâbı’nın halka benimsetilmesi için yalnızca kanun çıkarmakla yetinmiyor; bizzat kara tahta başına geçerek şehir şehir yeni harfleri tanıtıyor. Harf Marşı da bu dönemde yeni alfabeyi halka sevdirmek ve inkılâbın heyecanını yaymak amacıyla kullanılan sembollerden biri aslında. Halka yeni harfleri daha kolay ezberletebilmek için bir gün oturup alfabeyi bir marş haline getiriyor. Sesli harflere öncelik veriyor marşı yazarken. Yanındaki Osman Zeki Üngör’e derhal bestelemesi talimatını veriyor Osman Zeki Bey hemen yan odada besteyi yapıyor. İlk dinleyenler Köşk’ün çalışanları oluyor. Daha sonra başka bir gün orkestrayla Meclis’in önüne gidiyor Atatürk ve burada da halka dinletmeye çalışıyor marşı. Çevredeki gençleri de marşa eşlik etmeye davet ediyor.

GENÇLİĞE HİTABE
Gençliğe hitabeyi yazdığı günlerde hitap bölümünü ey Türk genci olarak kaleme alıyor önce. Hitabeyi çevresindekilere yüksek sesle okuduğunda bir an duruyor sonra bu ifadeden içinde bulunduğu kuşağı kapsayacağı düşüncesiyle vazgeçip Ey Türk Gençliği olarak değiştiriyor.
DİZEYİ DEĞİŞTİRİYOR
Atatürk, Onuncu Yıl Marşında da ‘Yurdun bütün tepelerinde dumanlar tütmektedir’ dizesinin üzerini çizip yerine ‘Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan’ ifadesini yazıyor. Ardından Demiryolları Genel Müdürü Behiç Bey’i arayıp, ‘Emeğinizi yeteri kadar yansıtmadığı için 10’uncu Yıl Marşı’nda bir dize değiştirdim’ diye haber veriyor kendisine.”
TAKSİM ANITINDAKİ AYRINTI
Türk-Rus ilişkilerine verdiği önemin yalnızca tarihi belgelerde kalmasını istemeyen Atatürk’ün, Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda Sovyetler Birliği Büyükelçisi Semyon Ivanoviç Aralov’un heykelinin yer alması talimatını vermesi de kitapta dikkat çeken bilgiler arasında yer alıyor.

