Antibiyotik kullanmaya başladığımız andan itibaren insanlarda antibiyotik direnci ortaya çıktı. 20. yüzyılda ilaçlar, potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bakteriyel enfeksiyonları basit rahatsızlıklara indirgedi; modern tıbbın bir mucizesi gibi görünüyordu. Ancak uyuşturucular aslında bir insan icadı değil; çoğunlukla onları yüzyıllardır birbirleriyle silahlanma yarışına girmiş mikroplardan çaldık. Mikrobiyal evrim, küçük organizmalar çim ve kaynaklar için bitmek bilmeyen savaşlar yaparken, ölümden kaçmak için hem ölümcül moleküller hem de akıllı numaralar üretti. Bugün kliniklerde kullanılan antibiyotiklerin yüzde 80'inden fazlası, bilim adamlarının "doğal ürünler" olarak adlandırdığı bölge savaşı silahlarına dayanıyor.
Onlarca yıldır insanlar mikroplardan antibiyotik molekülleri çıkardılar ve onları yeni ilaçlar geliştirmek için değiştirdiler, böylece evrimin kurnazca karşı önlemlerinin ilerisinde kaldılar. Ancak son zamanlarda yeni doğal ürünleri bulmak zorlaştı ve yeni antibiyotiklerin üretim akışı da yavaşladı. Bu arada mevcut antibiyotikler aşırı kullanıldı ve direnç kritik seviyelere yükseldi. Çoğu antibiyotik tek biyoaktif moleküldür ve bazıları tek mutasyonlarla engellenebilir. Mevcut durum çok vahim olsa daNature'da bir çalışmaBu hafta, yalnızca potansiyel olarak yeni bir antibiyotik rejimine değil, aynı zamanda mikrobiyal silahlanma yarışında bir kez daha öne geçmek için tamamen yeni bir stratejiye işaret eden ilgi çekici bir keşif rapor ediliyor.
Heyecan verici keşif
Kanada Ontario'daki McMaster Üniversitesi'nden biyomedikal araştırmacı Eric Brown tarafından yürütülen çalışma, tek bir temel metabolik yolu raydan çıkarmak için uyum içinde çalışan dört molekülü kodlayan, "megaküme" olarak adlandırılan büyük bir gen bloğunun keşfedildiğini bildiriyor.




